Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar, görev süresinin sonuna yaklaşırken Kıbrıs meselesinde kritik bir dönemeçte olduklarını vurguladı. Yarın yapılması planlanan üçlü görüşme öncesinde taraflara çağrıda bulunan Holguin, güven artırıcı önlemler paketinde somut bir ilerleme kaydedilmemesi durumunda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e sunacağı raporun içeriğinin oldukça net olacağını belirtti. Holguin, "Eğer yarın bir sonuç alamazsak, raporum 'hiçbir şey olmadı' şeklinde olacak" ifadelerini kullandı.
Dört yeni geçiş noktası ve mayın temizliği masada
Holguin, tarafların üzerinde uzlaşmasını beklediği paketin temelini dört yeni geçiş noktasının açılması ve Derinya bölgesindeki mayınlı alanların temizlenmesi oluşturuyor. Özellikle 70’er bin metrekarelik alanlarda yapılacak mayın temizliğinin, adanın bütününe yayılacak bir sürecin ilk adımı olması hedefleniyor. Holguin, "Mükemmel olan, iyinin düşmanıdır. Daha fazlasını bekleyerek mevcut fırsatları kaçırmamalıyız" diyerek tarafları uzlaşmaya davet etti.
Müzakere usulü ve siyasi eşitlik tartışmaları
Siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık konularına da değinen BM temsilcisi, bu başlıkların müzakere masasında detaylandırılması gerektiğini savundu. Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerin kesilmesi durumunda statükoya otomatik dönüşü engelleyecek somut öneriler getirmesi gerektiğini belirten Holguin, sürecin canlı tutulması için liderlerin usul konusunda ortak bir noktada buluşmasının şart olduğunu ifade etti.
Maraş ve garantörlerin rolü
Maraş’ın BM yönetimine devredilmesi önerisini de değerlendiren Holguin, bu tür adımların geri döndürülemez olması gerektiğini, ancak BM’nin bir şehri yönetmek için gereken lojistik ve bütçe kapasitesine sahip olmadığını hatırlattı. Ayrıca, garantör ülkelerin liderlerin varacağı mutabakatı desteklemesinin sürecin başarısı için hayati önem taşıdığını belirten Holguin, Türkiye’nin bu denklemdeki rolünün belirleyici olacağını vurguladı.
Statükoyu aşmak için uygulama şart
"Her şey üzerinde anlaşılmadan hiçbir şey üzerinde anlaşılmış sayılmaz" ilkesinin süreci tıkadığını savunan Holguin, güven artırıcı önlemlerin müzakereler sürerken hayata geçirilmesinin toplumların sürece olan inancını artıracağını belirtti. Holguin, yarınki görüşmenin sadece bir usul toplantısı değil, Kıbrıs sürecinin geleceğini belirleyecek bir eşik olduğunu sözlerine ekledi.