49,3845 %-0.05
5.765,70 % 0,04
3.877.569 %0.293
Ara
kibrisemlakhaber Politika DEM Partili Öztürk’ten Fidan’a: Halkların İradesini Yok Sayan Çizgi Sürdürülmemeli

DEM Partili Öztürk’ten Fidan’a: Halkların İradesini Yok Sayan Çizgi Sürdürülmemeli

2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin görüşmeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda devam ediyor. Bu süreçte, Dışişleri Bakanlığı ve bağlı idarelerin bütçesi üzerine tartışmalar yürütülmekte. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Milletvekili Berdan Öztürk, bütçe görüşmelerinde önemli açıklamalarda bulundu ve Dışişleri Bakanlığı'nın izlediği politikaların eleştirisini yaptı.

Bütçede Savaş Ekonomisinin Yansımaları

Görüşmelerde söz alan DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, bütçede savaş harcamalarına ayrılan payın artmasıyla birlikte bir savaş ekonomisinin ortaya çıktığını vurguladı. Beştaş, "Toplumsal kaynakların eğitim, sağlık ve yerel yönetimlerden kesilerek silah teknolojisine yönlendirilmesi, bu zihniyetin bir yansımasıdır. Her yeni askeri yatırım, halkın sofrasından eksilen bir lokmadır ve bu durum demokrasiden çalınan bir alanı temsil etmektedir," şeklinde konuştu. Ayrıca, bu militarist yaklaşımın toplumu otoriterleşmeye sürüklediğini ve güvenlik endüstrisinin büyümesine yol açtığını ifade etti.

Dışişleri Bakanı'nın İlişkileri Üzerine Eleştiriler

Meral Danış Beştaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Ahmet El Şara ile kurduğu ilişkiye dikkat çekti. Beştaş, "Dünün suçlusu olan birine sarılmayı tercih ettiniz, peki neden aynı yaklaşımı halkın temsilcilerine göstermiyorsunuz? Mazlum Abdi ile neden bir araya gelmiyorsunuz? Kürtlerin dostuysanız, orada 5 milyon Kürt yaşıyor," şeklinde ifadeler kullandı.

Öztürk: Çelişkili Politikalar ve Halkların İradesi

DEM Parti Dış İlişkiler Eş Sözcüsü Berdan Öztürk ise, Suriye'deki gelişmelere odaklanarak, "Savaşan taraflar arasında müzakereler gerçekleşiyor ancak Dışişleri Bakanlığı'nın izlediği siyaset, Kuzeydoğu Suriye'ye yönelik istikrarlı bir tehditle ilerlemektedir," dedi. Öztürk, bu yaklaşımın Türkiye'nin güvenlik meselesi olarak tanımlandığını ancak militarist dış politikayla çözülemeyeceğini ifade etti. Ayrıca, atılan her adımın ve kurulan her temasın büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek, barışa açılan kapıların değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Diplomasi ve Geleceğe Dair Uyarılar

Öztürk, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın Alevi, Kürt ve Hristiyanları gözeten bir diplomasi yürüttüğüne dair herhangi bir örnek olmadığını söyledi. "Türkiye'nin dış politikasının, Ankara'nın, İstanbul'un ve Diyarbakır'ın çıkarlarını esas alarak yürütülmesi gerekmektedir," diyen Öztürk, Türkiye halklarının vergileriyle yürütülen diplomasi anlayışının, halkların geleceği ve çıkarlarını gözetmesi gerektiğini vurguladı. Suriye'deki diplomasi için Kıbrıs örneğini gösteren Öztürk, "Türkiye'nin Kıbrıs'taki militarist politikalarının yarattığı tahribat ortadadır," şeklinde uyarıda bulundu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *