KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in 16 Ekim tarihli mektubuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kıbrıs Türk halkının uluslararası platformlardaki varlığını kısıtlamaya yönelik girişimlerin, güven ortamını zedelediğini belirten Erhürman, BM'nin bu konudaki yaklaşımını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.
Guterres'in tespiti diplomatik bir kazanım
Erhürman, 28 Ağustos tarihinde Guterres'e gönderdiği mektupta, Rum tarafının spor ve kültürel etkinlikleri engelleme çabalarını, ayrıca diplomatik temaslara yönelik kısıtlamaları detaylıca aktardığını hatırlattı. BM Genel Sekreteri'nin bu gelişmeleri 'cesaret kırıcı' olarak tanımlamasının, Kıbrıs Türk tarafının uzun süredir dile getirdiği haklılığı teyit ettiğini vurgulayan Erhürman, bu görüş birliğinin çözüm süreci için önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti.
Güven tesisi için engelleyici adımlar
Cumhurbaşkanı Erhürman, güven artırıcı önlemlerin kalıcı bir çözüm için hayati önem taşıdığını ancak Rum tarafının izole etme politikalarının bu hedefle tamamen çeliştiğini ifade etti. Erhürman, 'Genel Sekreter'in güven tesisini engelleyen eylemler olarak tanımladığı bu durum, bizim çözüm odaklı çabalarımızla bağdaşmamaktadır' diyerek, uluslararası toplumun bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini dile getirdi.
Uluslararası çevreler için yol gösterici olacak
BM Genel Sekreteri'nin mektubunun sadece bir yanıt değil, aynı zamanda uluslararası kuruluşlar için bir rehber niteliği taşıması gerektiğini belirten Erhürman, Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesinin önündeki engellerin kaldırılması çağrısını yineledi. Erhürman, 'Umarım bu mektup, halkımızın izolasyonuna yönelik girişimlerde bulunan tüm çevreler için bir ders olur' dedi.
Diplomasi ve diyalog kararlılığı
Açıklamasının sonunda kararlılık mesajı veren Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs Türk halkının dünyayla buluşması adına yürüttükleri diplomatik trafiğin hız kesmeden devam edeceğini belirtti. Erhürman, 'Güvenin tesisi ve çözüm hedefi doğrultusunda, halkımızın haklarını korumak için diyaloğu ve diplomasiyi en etkin şekilde kullanmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.