50,4064 %0.19
6.396,29 % -0,54
4.162.142 %1.807
Ara
kibrisemlakhaber Gündem Türkiye’den AB’ye ‘Kıbrıs’ Tepkisi

Türkiye’den AB’ye ‘Kıbrıs’ Tepkisi

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı’nı devralmasının ardından yaşanan gelişmelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Keçeli, 7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen etkinlikte, Kıbrıs Adası ile ilgili yapılan konuşmalarda yer alan 'işgal', 'istila' ve 'bölünme' gibi ifadelerin kesinlikle reddedildiğini belirtti. Bu ifadelerin, Kıbrıs'ın tarihi ve güncel gerçekleriyle çeliştiğini vurgulayan Keçeli, konunun hassasiyetine dikkat çekti.

Geçmişten Bugüne Kıbrıs’ın Durumu

Keçeli, Kıbrıs Adası üzerindeki mevcut durumun, 1963 yılında Kıbrıs Rum tarafının Anayasa’yı ihlal etmesi ve Kıbrıs Türk halkının haklarını gaspetmesi ile başladığını ifade etti. Bu bağlamda, Ada'daki tek 'işgalin' Kıbrıs Rum tarafı tarafından gerçekleştirildiğini belirterek, bu durumun tarihi bir gerçek olduğunu dile getirdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Kıbrıs meselesinin çözümünde geçmişte yaşananların önemine vurgu yaptı.

AB’nin Çifte Standartları

Keçeli, AB yetkililerinin Kıbrıslı Türkleri görmezden gelen tutumlarının, Birlik'in çifte standart izlediğini ortaya koyduğunu söyledi. "AB’nin, Kıbrıslı Türklerin varlığını yok sayan yaklaşımı, insan hakları ve temel değerler konusunda tutarsızlık sergilediğini göstermektedir" diyen Keçeli, bu durumun Kıbrıs meselesinin çözümüne dair olumsuz etkileri olacağını ifade etti. Ayrıca, Kıbrıs Rum tarafının, Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı'nı, Kıbrıs meselesine dair yanlış bir söylem geliştirmek amacıyla kullandığını belirtti ve böyle bir yaklaşımın AB’nin tarafsız bir aktör olma yeteneğini zayıflattığını dile getirdi.

Keçeli’nin açıklamaları, Kıbrıs sorununa dair uluslararası platformda Türkiye'nin duruşunu ve beklentilerini net bir şekilde ortaya koyarken, AB’nin bu meseledeki rolünü de sorgulayan bir çerçeve sunmaktadır. Kıbrıs meselesinin çözümü için tarafların yapıcı bir diyalog içinde olması gerektiği, bu tür söylemlerin ise sorunun çözümüne katkı sağlamadığı vurgulandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *