Milli Savunma Bakanlığı (MSB), son dönemde terör örgütü PKK/YPG/SDG'nin gerçekleştirdiği saldırıların, Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve istikrarına ciddi zararlar verdiğini belirtti. Bu saldırıların, mevcut mutabakat süreçlerini olumsuz yönde etkilediği ifade edildi. MSB, ASELSAN'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Suriye'de Son Durum
Toplantıda, Suriye'deki durumla ilgili açıklamalarda bulunan MSB, PKK/YPG/SDG'nin gerçekleştirdiği saldırıların, Suriye'nin bütünlüğünü tehdit eden bir boyuta ulaştığını vurguladı. Türkiye'nin, Suriye'de istikrarı sağlama hedefi doğrultusunda hareket ettiği ve bu bağlamda 'tek devlet, tek ordu' ilkesini desteklemeye kararlı olduğu ifade edildi. Türkiye, Suriye hükümetiyle işbirliğini sürdürerek, barış ve istikrar üretmeyi amaçlayan bir tutum sergilemektedir.
Uçağın Düşme Nedeni Araştırılıyor
Ayrıca, toplantıda bir diğer gündem maddesi de düşen bir uçağın nedenine ilişkin oldu. Enkaz alanında, uçağa ait karakutuya ulaşıldığı ve teknik inceleme sürecinin başlatıldığı belirtildi. 24 Aralık'ta Libya'dan gelen resmi heyetle birlikte, Türkiye'nin Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanları, Jandarma Kriminal Başkanı ile beraber enkaz bölgesinde detaylı incelemelerde bulundu. Kazanın nedeninin, Türkiye'nin ilgili kurumları ile Libya makamları işbirliği içerisinde titizlikle araştırıldığı ifade edildi.
İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Görüşmesi
MSB, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin gerçekleştirdiği üçlü zirve sonrası ortaya çıkan askeri işbirliği girişimlerine de dikkat çekti. Bu girişimlerin, askeri açıdan Türkiye'ye karşı bir tehdit oluşturmadığı vurgulandı. Türkiye, bölgedeki istikrarın korunması ve diyalog ortamının sürdürülmesi konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Ayrıca, İsrail'in Türkiye'ye yönelik açıklamalarının ve gerilimi artırabilecek söylemlerinin, sahadaki gerçekler ve uluslararası hukuk çerçevesinde bir karşılığı olmadığı ifade edildi.
MSB, Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliği ve hakları konusundaki tutumunun net ve değişmez olduğunu belirtti. Türkiye, garantörlük hakkını kullanmaktan ve bu bağlamda üstlendiği sorumlulukları yerine getirmekten geri durmayacak.