Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis'in, Rum terör örgütü EOKA mensupları tarafından gerçekleştirilen 'Kanlı Noel' katliamını 'kahramanlık' olarak nitelendirmesine sert bir yanıt verdi. Üstel, bu olayın Kıbrıs Türk halkı açısından etnik temizlik girişimi olduğunu vurgulayarak, tarihsel gerçeklerin göz ardı edilmesine karşı çıktı.
Kanlı Noel ve Etnik Temizlik
1963 yılında başlayan ve Kıbrıs Türk halkına yönelik EOKA terörünün, bir kahramanlık mücadelesi değil, açık bir etnik temizlik girişimi olduğunu belirten Ünal Üstel, bu dönemin Kıbrıs tarihindeki karanlık bir sayfa olduğunu ifade etti. Başbakan, Hristodulidis'in bu olayları kahramanlık olarak yüceltmesinin, masum insanların kanı üzerinden siyaset yapma anlamına geldiğini dile getirdi.
Barış ve İkili Zihin Yapısı
Üstel, Kıbrıs Türk halkının tarihinin, direniş ve onurla yazıldığını belirterek, 'Kanlı Noel'in sadece bir trajedi değil, aynı zamanda bir matem günü olduğunu ifade etti. EOKA terörünü yüceltip barıştan söz edilmesini açık bir ikiyüzlülük olarak nitelendirerek, bu tür söylemlerin samimi diyalog ve adil bir çözümün önünde engel teşkil ettiğini vurguladı.
Gerçeklerle Yüzleşmek
Başbakan Üstel, KKTC'nin tarihine ve halkının onuruna yönelik saldırılara karşı duracaklarını belirtti. Kalıcı barışın, yalnızca gerçeklerle yüzleşilmesiyle mümkün olabileceğini dile getirerek, katliamları yücelten söylemlerin barışı tesis etmeyeceğini kaydetti. Ayrıca, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık ve varoluş mücadelesinin her zaman devam edeceğini ifade etti.
Rum Liderliğinin Zihniyeti
Ünal Üstel, Rum liderliğinin 62 yıl boyunca aynı dışlayıcı ve çatışmacı zihniyeti sürdürdüğünü belirterek, bu durumun Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisine duyduğu ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Bu zihniyetin, Kıbrıs'taki barış sürecine de zarar verdiğini vurguladı.
KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı'ndan Tepki
KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de Hristodulidis'in açıklamasına karşı çıkarak, GKRY'yi 'Avrupa'nın şımarık çocuğu' olarak tanımladı. Öztürkler, bu tür açıklamaların gerçekleri gizleyemeyeceğini ve Kıbrıs Türk halkının yakın tarihindeki derin yaraları göz ardı edemeyeceğini belirtti. 21-25 Aralık 1963 olaylarının, Türk halkının varlığını hedef alan sistematik bir sürecin başlangıcı olduğunu ifade eden Öztürkler, bu katliamların unutulmayacağını vurguladı.
Rum liderliğinin EOKA'yı 'kahramanlık' olarak tanımlamasının geçmişteki kanlı eylemleri meşrulaştırma çabası olduğunu ifade eden Öztürkler, bu eylemlerin Kıbrıs Türk halkının varlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen terör faaliyetleri olduğuna dikkat çekti.