Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Gazze'deki İsrail saldırılarına karşı duruşunu net bir şekilde ifade ederken, Rum yönetiminin silahlanma faaliyetlerine ilişkin de kaygılarını dile getirdi. KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türkiye'nin Kıbrıs üzerindeki garantörlük statüsünün önemine vurgu yaparak, bu konudaki haklarının ihlal edilmemesi gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın Açıklamaları
Tufan Erhürman, Türkiye’nin garantör ülke olarak Kıbrıs Adası'nın tamamının güvenliğinden sorumlu olduğunu ifade etti. Erhürman, "Türkiye'nin garantör ülke sıfatıyla bütün Kıbrıs Adası'nın garantörüdür. Bu konuda da söz hakkına sahiptir," dedi. Bu açıklama, bölgedeki jeopolitik dengelerin önemine dikkat çekerken, KKTC'nin uluslararası alandaki duruşunu da netleştirdi.
Uluslararası İlişkiler Uzmanının Değerlendirmesi
A Haber'de canlı yayınlanan bir programda konuyu değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Türkiye'nin Kıbrıs üzerindeki garantörlük rolünün altını çizdi. Ülger, "Kıbrıs Adası'nın tamamından Türkiye'nin garantör ülke olması hasebiyle statüko bakımından sorumlu olduğu, Türkiye'nin iradesi aleyhine bir takım oldu bittilerle üçüncü ülkelere imtiyazlar ve üsler verilemeyeceği en yüksek perdeden ifade edildi," ifadelerini kullandı. Bu değerlendirme, Rum yönetiminin silahlanma hamlelerine karşı Türkiye'nin ve KKTC'nin alacağı tutumun önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
KKTC'nin ve Türkiye'nin bu konudaki kararlılığı, bölgedeki güvenlik dinamiklerini etkileyebilirken, Rum yönetiminin silahlanma faaliyetleri de uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyor. Özellikle, Orta Doğu'daki gerginliklerin artmasıyla birlikte Kıbrıs'ın stratejik konumu daha da önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, KKTC'nin ortaya koyduğu tutum, hem iç politikada hem de uluslararası ilişkilerde önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.