49,3829 %0
5.764,85 % 0,02
3.870.975 %0.181
Ara
kibrisemlakhaber Gündem Kıbrıs’ta Yeni Diplomatik Gelişmeler: KKTC'nin Tanınma Süreci ve Müzakere İhtimalleri

Kıbrıs’ta Yeni Diplomatik Gelişmeler: KKTC'nin Tanınma Süreci ve Müzakere İhtimalleri

Kıbrıs'taki siyasi dinamikler, son dönemde Türkiye'nin Avrupa Güvenlik Mimarisi'nde yer alma ve Avrupa Birliği'ne katılma hedefleri doğrultusunda yeniden şekilleniyor. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuzeyinde yer alan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis, 20 Kasım Perşembe günü Birleşmiş Milletler gözetiminde bir araya gelerek ilk resmi temaslarını gerçekleştirdi. Bu görüşme, Kıbrıs meselesinde uzun süredir beklenen müzakere sürecinin yeniden canlanabileceğine dair umutları artırdı.

Görüşmenin Detayları ve İlk Temaslar

Yaklaşık bir buçuk saat süren toplantıda, her iki tarafın temsilcileri de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erhürman, görüşmenin genel atmosferinin "samimi ve olumlu" olduğunu belirterek, yeniden müzakere masası kurulmasına yönelik adımlar atılacağını ifade etti. İlk buluşmanın, tarafların mevcut pozisyonlarını aktarması açısından önemli olduğunu vurgulayan Erhürman, kapsamlı tartışmaların temsilciler düzeyinde yürütüleceğini kaydetti. Ayrıca, olası bir "5+1 formatı" öncesinde bazı başlıklarda ilerleme sağlanması gerektiğini vurguladı.

KKTC'nin Önerileri ve Ön Koşullar

Cumhurbaşkanı Erhürman, çözüm sürecinin hızlandırılması amacıyla Rum lider Hristodulidis’e 10 maddelik bir öneri sundu. Bu öneriler arasında karma evliliklerden doğan çocukların statüsü, geçiş kapılarının düzenlenmesi, kayıp şahıslar komitesine iki liderin ortak ziyareti, mülkiyet davaları ile ilgili olumsuzlukların giderilmesi ve iki taraf güvenlik birimleri arasında doğrudan iletişim kanalı kurulması gibi konular yer aldı. Erhürman, bu aşamada uygulanması kolay adımların tercih edildiğini belirtti.

Erhürman, uzun süredir kamuoyuna açıklanan dört maddelik metodolojinin de bu görüşmede resmi olarak aktarıldığını bildirdi. Bu maddeler arasında sürecin "bu defa farklı olması" gerektiğine dair Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin yaklaşımı, siyasi eşitliğin sağlanması, müzakerelerin sıfırdan başlamaması ve zaman sınırının belirlenmesi gibi unsurlar yer almakta. Bu durumun bir "ön koşul" değil, BM'nin tutumuna dayalı bir öneri olduğunu da ifade etti.

Görüşmelerin Geleceği ve Beklentiler

Erhürman, Hristodulidis’in "Crans-Montana'dan kaldığımız yerden devam edelim" açıklamasına dikkat çekerek, bu durumun ortak bir mutabakatın olmadığını gösterdiğini belirtti. Kapsamlı müzakerelere, metodolojide uzlaşma sağlanmadan girilemeyeceğini ifade eden Erhürman, temsilciler düzeyindeki temasların hemen başlayacağını duyurdu. KKTC tarafında Mehmet Dana, GKRY tarafında ise Menelaos Menelao görevlendirildi.

Toplantının ardından Hristodulidis’in, GKRY’nin 1 Ocak 2026’da Avrupa Birliği dönem başkanlığını devralacak olmasına atıfta bulunarak, Kıbrıs sorununun daha fazla ertelenemeyeceği mesajını verdiğini aktaran Erhürman, bunun olumlu bir işaret olduğunu belirtti. İlk görüşmenin kısa sürmesine rağmen sürecin kapısının açıldığını ifade etti.

Türkiye'nin Kıbrıs Politikası ve Uluslararası Dinamikler

Yeni KKTC lideri ile GKRY arasındaki temasların, müzakere sürecinin yeniden başlatılması ihtimali üzerine değerlendirmelerde bulunan KKTC Gezici Büyükelçisi Hüseyin Macit Yusuf, Türkiye’nin Kıbrıs politikası üzerindeki baskıların etkili olduğunu belirtti. Ankara’nın, uluslararası konjonktürdeki sıkışmışlık nedeniyle bazı adımları atmakta zorlandığını kaydeden Yusuf, Ersin Tatar döneminde KKTC’nin tanınması yönünde yapılan çağrıların eyleme dönüşemediğini ifade etti.

Yusuf, Türkiye’nin AB ile olan ilişkileri ve ekonomik hedefleri doğrultusunda Kıbrıs meselesine yaklaşımında bir denge politikası izlediğini vurguladı. Bu bağlamda, siyasi eşitlik talebinin Kıbrıs Türk tarafının en önemli beklentisi olduğunu ancak Rum tarafının buna yanaşmadığını belirtti. Hristodulidis’in önceki pozisyonları ile mevcut görüşmesi arasındaki çelişkilere de dikkat çekerek, Rum tarafının müzakerelerde samimiyet gösterip göstermeyeceğinin belirsiz olduğunu ifade etti.

Sonuç olarak, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakerelerin yeniden gündeme gelmesi, uluslararası camiada ilgiyle takip edilen bir gelişme olarak öne çıkıyor. Ancak bu süreçte tarafların birbirlerine yönelik tutumları ve uluslararası dinamiklerin etkisi, müzakerelerin seyrini belirleyecek en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *