51,4510 %-0.05
6.978,84 % 1,01
3.283.164 %-3.965
Ara
kibrisemlakhaber Gündem Kıbrıs’ta Kaçınılmaz Yeni Denklem

Kıbrıs’ta Kaçınılmaz Yeni Denklem

Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik mevcut uluslararası yaklaşımların yetersizliği, adanın geleceği hakkında ciddi tartışmalara yol açıyor. Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Cyprus Mail gazetesinde yer alan bir değerlendirme yazısında, Kıbrıs meselesinin Birleşmiş Milletler (BM) çerçevesinde yürütülmesinin etkisizliği vurgulanarak, bu durumun Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından kabul edilemez olduğu ifade ediliyor. Yazıda, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve siyasi eşitliğinin, Türkiye ile olan güçlü bağları ve kendi egemen devlet yapısıyla sağlanabileceği belirtiliyor.

BM ve AB’nin Rolü

Cyprus Mail’deki değerlendirme, BM ve Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs sorununun çözümünde yeterli garantileri sağlayamadığını öne sürüyor. Yazar, Kıbrıs barış çabalarının Türkiye-Yunanistan diyaloğunun bir parçası olarak ele alınması gerektiğini savunarak, bu tür radikal bir yaklaşımın artık kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Kıbrıs sorununun BM çerçevesinde çözülmesi yönündeki çabaların yıllar içinde başarısızlıkla sonuçlandığına dikkat çekiliyor. BM’nin Kıbrıs dosyası, tarafsız bir barış misyonu olmaktan uzaklaşarak, Rum tarafının taleplerini ön plana çıkaran bir mekanizmaya dönüşmüştür.

Geçmişin Başarısızlıkları

Kıbrıs’ta 60 yılı aşkın süredir devam eden Barış Gücü varlığına rağmen, adada kalıcı ve adil bir çözüm sağlanamamıştır. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin kabul edilmemesi, Rum tarafının süreçten tek taraflı avantajlar elde etmesine yol açmıştır. Özellikle, Rum tarafının AB üyeliği gibi önemli kazanımları çözüm olmaksızın elde etmesi, mevcut durumun ciddiyetini artırmaktadır.

Radikal Yeni Yaklaşım İhtiyacı

Cyprus Mail’in dikkat çekici bir diğer noktası, BM ve AB'nin uluslararası hukuk ve insan haklarına dayalı bir çözüm garantisi veremediğini açıkça kabul etmesidir. Bu durum, Kıbrıs Türk tarafının uzun zamandır dile getirdiği uluslararası sistemdeki çifte standart iddialarını doğrulamaktadır. BM’nin bütçe kısıntıları ve Kıbrıs dosyasının giderek önemsizleşmesi, bu sürecin başarısızlıkla sonuçlandığının göstergeleri olarak öne çıkmaktadır. Yazıda önerilen "radikal yeni yaklaşım", Kıbrıs meselesinin Türkiye-Yunanistan ilişkileri çerçevesinde yeniden ele alınmasını gerektirmektedir.

Egemen Eşitlik Vurgusu

Kıbrıs Türk tarafının yeni yaklaşımının geçmişteki başarısız federasyon modellerine dönüş değil, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı iki devletli çözüm vizyonunun savunulması olması gerektiği ifade edilmektedir. BM çerçevesinin tıkanması, Kıbrıs Türk halkına yeni çözümler üretilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu noktada, Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması ve meşruiyetinin güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Günümüzde, dünya düzeninin güç temelli bir yapıya dönüşmesi, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini soyut raporlara emanet etmenin mümkün olmadığını göstermektedir. Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve siyasi eşitliği, Türkiye ile olan sarsılmaz bağlar ve kendi egemen devlet yapısıyla sağlanabilir. Cyprus Mail’in yazısında vurgulanan bu gerçekler, Kıbrıs sorununa dair yeni bir diplomatik sürecin başlaması açısından önemli bir zemin oluşturmaktadır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *