Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, göreve gelmesinin üzerinden geçen ilk 30 günde Türkiye ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile önemli temaslarda bulundu. Bu süreçte, seçim öncesinde kendisi hakkında yapılan olumsuz yorumları geride bıraktığına dikkat çeken Kıbrıslı Türk gazeteci Hasan Erçakıca, Erhürman’ın yaklaşımını ve müzakerelerdeki tutumunu değerlendirdi.
Erhürman’ın İlk Temasları ve Koşulları
Erhürman, cumhurbaşkanlığı seçimlerini geniş bir farkla kazanmasının ardından, Kıbrıs sorununa dair görüşmelerine hız verdi. Seçim sürecinde “federasyoncu” olarak nitelendirilen Erhürman, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “KKTC Türkiye’ye katılmalıdır” açıklamasının sonrasında, öncelikle Türkiye ile ardından Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Hasan Erçakıca, Erhürman’ın bu süreçte izlediği stratejinin beklenen bir çizgide olduğunu ifade ederek, Kıbrıs sorunuyla ilgili daha önce belirttiği koşulların müzakerelerde dikkate alındığını kaydetti. Erçakıca, “Erhürman, kapsamlı çözüm müzakerelerine geçiş için Hristodulidis’e dört koşul sundu” dedi.
Koşullar ve İlk Tepkiler
Belirtilen dört koşul arasında, iki taraf arasındaki siyasi eşitliğin tartışma konusu yapılmaması, müzakerelerin belirli bir zaman dilimi içinde sonuçlandırılması, önceden uzlaşılan konuların yeniden ele alınmaması ve süreç başarısız olsa bile mevcut statükonun sürdürülmemesi yer alıyordu. Erçakıca, Hristodulidis’in bu koşullara başlangıçta olumlu yaklaşmadığını belirtirken, bu şartların ortaya konmasının, seçim döneminde Erhürman’ın kazanmasının ardından dile getirilen “KKTC, Rumlarla birleşecek” söylemlerini geçersiz kıldığını ifade etti.
Türkiye’nin Kıbrıs Politikası ve Erhürman’ın Yaklaşımı
Erçakıca, Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki duruşunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “iki devletli çözüm” vurgusunu da değerlendirdi. Erhürman’ın seçim öncesinde, “güçlü iki kurucu devlete sahip federal çözüm” ifadesini kullanarak, “iki devletli çözüm” anlayışından vazgeçmeden yeni bir yol açtığını belirtti. Bu yaklaşım, Kıbrıs müzakereleri için önemli bir zemin oluşturuyor.
Güney Kıbrıs ile İlişkiler ve Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
Erçakıca, müzakerelerin ve pazarlıkların sürecinin açık olduğunu vurguladı ve Güney Kıbrıs’ın 2026 yılının ilk yarısında Avrupa Birliği dönem başkanı olacağını hatırlattı. Hristodulidis’in, Türk iş insanlarına Schengen bölgesinde vize kolaylığı sağlama önerisi ile Türkiye’nin Rum bandıralı ticaret gemilerine limanlarını açması gerektiği konusundaki değerlendirmelerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Kıbrıs’ta düzenlenecek AB toplantılarına davet edilmesi konusunun da önemli bir gelişme olduğunu düşündüğünü dile getirdi.
Kıbrıs Sorununun Geleceği
Kıbrıs sorununun çözümü açısından Erhürman’ın beş yıllık döneminde ne gibi ilerlemeler kaydedileceği yönündeki soruya yanıt veren Erçakıca, “Normal şartlarda, Ada’nın güneyi ve kuzeyinin görüşmelerinden tek başına bir sonuç çıkması beklenemez. Bu nedenle, Amerikalı ve İngilizlerin tutumları benim için belirleyici olacak” ifadelerini kullandı. Öte yandan, bu ülkelerin tutumlarında ani değişiklikler olabileceğine de dikkat çekti. Erçakıca, “Dün terörist olarak görülen bir kişiyi bugün muteber hale getirebiliyorlar. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye ihtiyaç duyulursa, yeni bir Kıbrıs ortaya çıkabilir” şeklinde konuştu.