Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Kıbrıs’ın statüsü üzerine belirledikleri politikayı kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etmekte. Bu politika, adada egemen, eşit ve bağımsız iki devlet anlayışı temelinde şekillenmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 15 Kasım 1983 tarihinde bağımsızlığını ilan etmiştir. O tarihten bu yana, KKTC'de yedi Cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleştirilmiş olup, en son seçim 19 Ekim 2025’te yapıldı. Bu seçimde Tufan Erhürman, Yedinci Cumhurbaşkanı olarak göreve başlamıştır.
Seçim Sonrası Gelişmeler ve Beklentiler
Erhürman'ın federasyon yanlısı bir politikaya sahip olduğu bilinmektedir. KKTC'deki seçim sonuçları, uluslararası güçler, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB), Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) tarafından olumlu karşılanmış, bu durum "Birleşik Kıbrıs" beklentilerini artırmıştır. Özellikle Erhürman’ın, Türk halkının federasyon istediği yönündeki haberler, dış basında geniş yer bulmuştur. Ancak bu durum, KKTC'nin bağımsızlığını sorgulayan bir yaklaşım olarak değerlendirilmiştir.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs'ta müzakereleri yeniden başlatma konusundaki kararlılığını ifade ederek, adada çözüm arayışına yönelik beklentileri artırmıştır. GKRY lideri Hristodulidis, Erhürman’ı tebrik ederek, görüşme yapmak için sabırsızlandığını belirtmiştir. Ayrıca, AKEL Partisi de Kıbrıs sorunu için yeni umutların doğduğunu açıklamıştır. Hristodulidis'in, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşerek, adada çözüm arayışına destek istemesi, uluslararası destek arayışının bir göstergesi olmuştur.
Seçim Sonucu ve Halkın Tercihleri
Ancak, KKTC Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kıbrıs Türk halkının tercihini federasyondan yana kullandığı düşünülmemelidir. Bu tercih, halkın mevcut hizmetlerden memnuniyetsizliğinden, demokratik yaklaşımlara dair kaygılardan ve laik yaşam tarzına gösterdiği hassasiyetlerden kaynaklanmaktadır. Erhürman, seçim sonrası yaptığı açıklamalarda, federasyon yönünde bir tavrının olduğunu belirtmeden, KKTC’nin eşit ve egemen devlet statüsünü de vurgulamıştır. Türkiye ile dayanışma içinde olacağını ve müzakerelere başlamadan önce şartların kabul görmesi gerektiğini de ifade etmiştir.
Uluslararası İlişkiler ve KKTC’nin Statüsü
Erhürman, KKTC’nin bağımsız bir devlet olarak tanınması için çalışmalara devam edeceğini belirtmiş, dış güçlerin Kıbrıs üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik adımlar atılacağına dair sinyaller vermiştir. Bu bağlamda, Türkiye’nin uzun süredir üzerinde durduğu iki devletli çözüm politikası, uluslararası alanda tanınma çabalarıyla desteklenmektedir. KKTC’nin bağımsızlığı ve egemenliği, her fırsatta vurgulanmalıdır.
Kıbrıs’ta barış ve istikrarın korunması, Türk halkının hak ve hukukunu güvence altına almak açısından son derece önemlidir. Bu bağlamda, yıllar süren mücadele ve elde edilen kazanımların korunması, KKTC’nin geleceği için hayati bir öneme sahiptir. Kıbrıs’ın mevcut statüsünün değiştirilmesi girişimleri, bölgedeki barış ve istikrarı tehdit edebilir.
Son olarak, KKTC’nin uluslararası alanda tanınması yönünde atılacak adımların, federasyon yönündeki çağrışımlardan uzak tutulması gerekmektedir. KKTC’nin adının "Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" olarak değiştirilmesi, bağımsızlık ve egemenlik vurgusunun güçlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.