50,3772 %0.14
6.391,16 % -0,62
4.168.347 %1.966
Ara
kibrisemlakhaber Gündem İsrailli Analistten Doğu Akdeniz İtirafı

İsrailli Analistten Doğu Akdeniz İtirafı

İsrailli analist Shay Gal, Yunanistan merkezli geopolitico.gr'de yayımladığı yazısında, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) liderlerinin Kudüs'te gerçekleştirdiği toplantıyı "Doğu Akdeniz'de yeni bir güvenlik mimarisinin inşası" olarak değerlendirdi. Gal, bu buluşmanın yeni bir ittifak oluşturmadığını, mevcut yapıların tek bir stratejik dile dönüştürülmesi anlamına geldiğini öne sürdü.

Toplantının Anlamı ve Yeni Yaklaşımlar

Gal, üçlü yapının güvenlik, enerji ve altyapı konularını ayrı başlıklar olarak ele almadığını; bu unsurların artık tek bir dosya altında değerlendirildiğini belirtti. Analist, "Güvenlik, enerji, bağlantısallık ve altyapıların korunması artık tek bir dosya olarak ele alınıyor." ifadesiyle bu yeni yaklaşımın önemini vurguladı. Bu durumu, Doğu Akdeniz'deki egemenlik anlayışının yeniden tanımlanması olarak yorumlayan Gal, bölgedeki egemenliğin yalnızca bayraklar ve anlaşmalarla değil, aynı zamanda kablolar, koridorlar ve deniz yetki alanları üzerinden de tesis edildiğini belirtti.

GKRY'nin Stratejik Rolü

Gal, Güney Kıbrıs'ın konumunu "Avrupa'nın doğu ucunda yer alan bir devlet" olmanın ötesinde bir kimlik kazanarak, "istikrarı sayesinde inşa edilen her şeyin sürdürülebilirliğini garanti eden bir Avrupa çapasına" benzetti. Bu bağlamda, GKRY'nin stratejik rolü yalnızca siyasi değil, aynı zamanda "operasyonel ve yapısal" bir anlam taşıdığını ifade etti. "Kıbrıs'ın istikrarı, bölgede kurulan tüm güvenlik ve bağlantı projelerinin yaşayabilirliğini doğrudan etkiliyor." diyerek bu önemi bir kez daha vurguladı.

IMEC ve Jeopolitik Bağlamı

Kudüs'teki toplantının, Hindistan–Orta Doğu–Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) ile aynı dönemde gündeme gelmesi de Gal tarafından özel olarak değerlendirildi. IMEC'i bir ticaret projesi olarak değil, "jeopolitik bir tercih" olarak tanımlayan analist, bu koridorun yalnızca malların değil, aynı zamanda egemenlik anlayışlarının da taşındığı bir hat olduğunu ifade etti. Gal, "Avrupa'nın Asya ve Körfez'e, hukuki öngörülebilirlik ve kurumsal süreklilik sunan devletler üzerinden bağlanabileceğini" savunarak, Türkiye coğrafyasının her doğu-batı hattında "vazgeçilmez" olduğu yönündeki yerleşik kabulleri sorguladı.

IMEC'in, "veto gücü etrafında değil, meşruiyet etrafında inşa edilmesi gereken" bir bağlantı modeli olduğunu belirten Gal, bağlantısallığın güç kullanımıyla değil, hukuki ve kurumsal çerçevelerle kalıcı hale gelebileceğini söyledi. Bu yönüyle IMEC'in, Doğu Akdeniz'deki güvenlik mimarisinin tamamlayıcı bir unsuru olduğunu iddia etti. Daha önceki değerlendirmelerinde, 7 Ekim 2023 sonrasında HAMAS'ın Aksa Tufanı operasyonu nedeniyle IMEC'in fiilen askıya alındığını ifade eden Gal, bu süreçte "Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin ve Türkiye'nin Orta Koridor vizyonunun alan kazandığını" öne sürdü. IMEC'in yeniden canlanması durumunda, bunun yalnızca bir ticaret hattı değil, aynı zamanda bir egemenlik koridoru olacağını ileri sürdü.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *