50,2326 %-0.04
6.404,30 % 0,15
4.120.954 %-1.197
Ara
kibrisemlakhaber Gündem AB Dönem Başkanlığı Güney Kıbrıs'a Geçti

AB Dönem Başkanlığı Güney Kıbrıs'a Geçti

Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı, 6 aylığına Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) devredildi. Bu durum, Avrupa Birliği’ndeki gelişmeleri yakından takip edenler için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. GKRY, 14 yıl aradan sonra ikinci kez bu görevi üstlenirken, dönem başkanlığı sürecinin ülkenin ulusal sorunlarını gündeme taşımak için kullanılmayacağı yönünde açıklamalar yapılmasına rağmen, çeşitli hamlelerin olabileceği öngörülüyor.

Toplantılar ve Türkiye'nin Rolü

Güney Kıbrıs’ın dönem başkanlığı sürecinde, Türkiye ile olası görüşmelerin gündeme gelmesi bekleniyor. Bu çerçevede, 23-24 Nisan tarihlerinde Lefkoşa’da gerçekleştirilecek gayriresmî AB Liderler Toplantısı önemli bir fırsat sunuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu toplantıya davet edilmesi gündemde. Ayrıca, 27 Mayıs’ta Limasol’da AB dışişleri bakanlarının bir araya geleceği bir başka gayriresmî toplantı da planlanıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a bu toplantı için davet gönderilmesi ihtimali üzerinde duruluyor.

Gürdeniz'den Uyarılar

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, GKRY’nin bu dönemde Türkiye ile pazarlık yapma ihtimaline dikkat çekerek uyarılarda bulundu. Gürdeniz, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "1 Ocak 2026’dan itibaren altı aylığına AB Dönem Başkanlığını devralacak olan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, hadsiz bir cüretle Türkiye ile pazarlık yapmaya kalkışıyor," ifadelerini kullandı.

“Zehirli Havuç” Analizi

Gürdeniz, Kıbrıslı gazeteci Sabahattin İsmail'in analizine de yer verdi. İsmail, Hristodulidis yönetiminin Türkiye’nin Avrupa Birliği savunma programı SAFE’ye katılımını veto etmekle tehdit ettiğini belirtiyor. Buna ek olarak, gayriresmî AB davetleri, vize kolaylığı ve gümrük birliği gibi unsurların, Türkiye’ye sunulan "zehirli bir havuç" olduğunu vurguladı. İsmail, bu koşulların karşılığında federasyon görüşmelerinin yeniden başlatılmasını ve Türk deniz ile hava limanlarının Rum bayraklı gemi ve uçaklara açılmasını talep ettiğini kaydetti.

Bu teklifin, Rum yönetiminin tüm Kıbrıs adına muhatap alınmasını dayattığını ve Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) egemenlik haklarını aşındırmayı hedeflediğini ifade eden İsmail, Türkiye’nin limanlarını ve hava sahasını Rum yönetimine açmasının, Rum egemenliğinin tanınması anlamına geleceğini vurguladı. Türkiye’nin, Avrupa Birliği’nin sunduğu hiçbir teklifle KKTC’den, adadaki meşru hak ve çıkarlarından ve iki devletli çözüm vizyonundan geri adım atmaması gerektiğine dikkat çekti.

Gürdeniz, doğru tutumun, gayrimeşru Rum yönetiminin AB Dönem Başkanlığı’nın tanınmadığını ilan eden bağlayıcı bir memorandum yayımlamak, bu süre zarfında AB-Kıbrıs diyaloğunu askıya almak ve KKTC’deki AB Koordinasyon Ofisi’nin tüm faaliyetlerini durdurmak olduğunu belirtti. Kıbrıs’ta kalıcı bir çözümün, ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidi ile mümkün olacağını ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *