Kuzey Kıbrıs'ta 36 sendika, siyasi parti ve örgüt, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla Amerikan Elçiliği'nin kuzey temsilciliği önünde bir eylem gerçekleştirdi. Eylem, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) öncülüğünde düzenlendi ve katılımcılar, savaşın getirdiği olumsuzluklara dikkat çekmek için bir araya geldi.
Eylemde, “Emperyalizme, savaşa son!” vurgusu yapılarak, Türkçe, Rumca ve İngilizce olarak “Çözüm Barış Hemen Şimdi!” yazılı pankartlar açıldı. Bu protesto, bölgedeki askeri gerilimlerin artmasına ve olası geniş çaplı çatışmalara karşı bir tepki niteliği taşıyordu.
Kıbrıs'ın Silahlandırılması ve Emperyalist Çıkarlar
Eylemde okunan ortak açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bölgedeki barış ve istikrarı tehdit ettiği ifade edildi. Ayrıca, Kıbrıs’ın üslerden ve silahlardan arındırılması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, kalıcı barış için halkların ortak mücadele etmesi gerektiği belirtildi.
KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, Ortadoğu'daki çatışmaların emperyalist çıkarlar doğrultusunda yaşandığını belirterek, halkların bu savaşların bedellerini ödememesi gerektiğini ifade etti. Gökçebel, halkların bu duruma seyirci kalmaması gerektiğini ve karşı durmaları gerektiğini dile getirdi.
NATO ve Garantörlük Sistemine Eleştiriler
Gökçebel, konuşmasında garantörlük sistemine ve NATO'ya yönelik eleştirilerde bulundu. Bu yapıların Kıbrıs'ı getirdiği noktayı eleştirerek, baş sorumlu olarak NATO ve ABD’yi işaret etti. Ayrıca, adanın silahlandırılmasına karşı halkların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Gökçebel, “Halkları koruyacak” söylemiyle adanın silah yığınına dönüştürülmesine karşı durulması gerektiğini ifade etti. Eylemin, 36 örgütün ortak iradesiyle gerçekleştirildiğini belirterek, halkın bu mücadeleye destek vermesi gerektiğini vurguladı.
Protestoya Katılan Örgütler ve Destekleyenler
Eyleme katılan örgütler arasında Atatürkçü Düşünce Derneği, Bağımsızlık Yolu, Baraka Kültür Merkezi gibi birçok sivil toplum kuruluşu yer aldı. Bu kuruluşlar, Kıbrıs'ın barış adası olması için ortak bir mücadele verilmesi gerektiğini savunarak, adanın silahlandırılmasına karşı durduklarını ifade ettiler.
Bu protesto, Kıbrıs'taki siyasi ve toplumsal dinamiklerin yanı sıra, bölgedeki uluslararası ilişkilerin de nasıl şekillendiğine dair önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Eylem, halkın barış ve istikrar talebinin bir yansıması olarak dikkat çekti.