50,2002 %-0.1
6.375,38 % -0,30
4.123.558 %-0.176
Ara
kibrisemlakhaber Güncel Kıbrıs'taki "Kanlı Noel" Saldırıları: Tanıkların Anıları 62 Yıl Sonra Yeniden Gündemde

Kıbrıs'taki "Kanlı Noel" Saldırıları: Tanıkların Anıları 62 Yıl Sonra Yeniden Gündemde

21 Aralık 1963'te Kıbrıs'ta yaşanan "Kanlı Noel" saldırıları, EOKA terör örgütünün Kıbrıs Türklerine yönelik gerçekleştirdiği bir dizi şiddet olayının başlangıcını işaret ediyor. Bu acı olayların üzerinden 62 yıl geçmesine rağmen, o dönemin tanıkları yaşadıkları travmaları ve mücadelelerini anlatmaya devam ediyor. Kıbrıs Türkleri, bu saldırılarla birlikte büyük bir tehdit altında kaldı ve tarihsel olarak önemli bir dönüm noktasında bulundular.

EOKA'nın Akritas Planı ve Kanlı Noel

EOKA'nın uygulamaya koyduğu Akritas Planı, Kıbrıs Türklerini hedef alarak adada Türk varlığını sona erdirmeyi amaçlıyordu. 20 Aralık 1963'ü 21 Aralık'a bağlayan gece, Lefkoşa'da gerçekleşen saldırılar sonucunda çok sayıda Kıbrıs Türkü hayatını kaybetti. O günleri hatırlayan tanıklar, yaşadıkları korkunç anları ve kaybettikleri insanları unutmadıklarını ifade ediyor.

Tanıkların Anıları ve Mücadele

Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar, "Kanlı Noel" saldırılarının, dönemin Rum yönetiminin Kıbrıs Türklerine yönelik soykırım planlarının bir parçası olduğunu belirtti. Bayar, Rumların Kıbrıs Türklerinin taleplerine olumsuz yaklaştığını ve gizli bir planla Türkleri katletmeyi hedeflediklerini vurguladı. O dönemde yaşanan bazı katliamları hatırlatan Bayar, EOKA'cı Rum polisinin, Atatürk anıtını ve Türk lisesindeki çocukları hedef aldığını dile getirdi. Ayrıca, 21-25 Aralık tarihleri arasında Lefkoşa'nın kuşatılmaya çalışıldığını ancak TMT'nin bu durumu engellediğini ifade etti.

Askeri Sorumluluk ve Sivillere Yönelik Şiddet

TMT Mücahitler Derneği Genel Başkan Yardımcısı Çetin Serez, "Kanlı Noel" gecesini bir soykırım olarak tanımladı. O dönemde, 22 yaşında bir teğmen olarak görev yapan Serez, Rum güçlerinin kendilerine ateş açtığını ve bunun sonucunda geri çekilmek zorunda kaldıklarını belirtti. Serez, Türk askerlerinin asla sivillere silah çekmeyeceğini ve bu durumun bir felaket olduğunu ifade etti. "Çocuk ve kadınlara karşı ateş açmak ayıptır," diyen Serez, o günlerin yaşanan acıların Türk halkının direniş ruhunu güçlendirdiğini vurguladı.

Gençlerin Mücadelesi ve Anıları

TMT Mücahitler Derneği Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Efe, o dönemde henüz 17 yaşında olduğunu belirterek, yaşanan olayların Türk halkının direniş ruhunu daha da güçlendirdiğini aktardı. Efe, o dönemde nöbet tutan gençlerin, yaşlarının üzerinde olgunluk kazandığını ve korkmak yerine cesaretle mücadele ettiklerini ifade etti. "Ölmemek için, var olmak için mücadele ettik," diyen Efe, o günlerin anısını yaşatmaya devam ettiklerini belirtti.

Barbarlık Müzesi'nde Yaşananların Hatırlanması

Kıbrıs'ta yüksek lisans yapan Beran Mehmet Uzun, Lefkoşa'daki Barbarlık Müzesi'ni ziyaret ettiğinde yaşadığı dehşeti dile getirdi. Müzedeki kurşun izleri ve kan lekeleri, o acı günlerin unutulmaması gerektiğini hatırlatıyor. Emekli öğretmen Vahit Zorlu ise çocuklarına bu tarihi öğreterek, geçmişin bilinmesi gerektiğini vurguladı. Zorlu, mücahitleri ve Türk askerlerini kutlayarak, yaşanan barbarlıkları lanetledi. Bu anıların, gelecek nesillere aktarılması ve unutturulmaması, Kıbrıs Türk halkının tarihi mücadelesinin bir parçası olarak önem taşıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *