LEFKOŞA (AA) - SERCAN İRKİN - Kıbrıslı Türklerin devlet yapısını güçlendirme amacıyla yaşadığı tecrübeler, Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin (KTFD) kuruluşunun 51. yıl dönümünde yeniden gündeme geldi. 13 Şubat 1975'te ilan edilen KTFD, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) 1983'teki kuruluşuna giden yolda önemli bir adım olarak kaydedildi.
Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin kurulması, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 20 Temmuz 1974'te gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı'nın hemen ardından gerçekleşti. 1 Ekim 1974'te kurulan Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi, çok partili parlamenter sisteme geçiş yaparak KTFD'nin kuruluşunu oy birliğiyle ilan etti. Bu gelişme, Kıbrıslı Türklerin kendi devlet yapısını oluşturma yönündeki kararlılığını pekiştirdi.
Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin Kuruluşu Neden Önemliydi?
KTFD'nin kuruluşu, savaş sonrası bir toplumun yeniden yapılandırılması açısından kritik bir ihtiyaç olarak değerlendirildi. Kıbrıs Türk tarihçisi Fuat Nalcıoğlu, KTFD'nin kurulmasının, Kıbrıs Türk halkının devlet ve yönetim yapısına olan ihtiyacını karşıladığını belirtti. Nalcıoğlu, bu sürecin, savaşın ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan bir toplumun en zor yıllarını kapsadığını ifade etti.
Nalcıoğlu, KTFD'nin o dönemki şartlara bağlı olarak Kıbrıs'ta iki bölgeli federal bir yapının temelini oluşturduğunu vurguladı. Bu durum, Kıbrıslı Türklerin kendi kaderini tayin etme kararlılığını pekiştirirken, iki toplum arasında Birleşmiş Milletler gözetiminde yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması, Kıbrıslı Türklerin kendi yolunu seçme gerekliliğini ortaya koydu.
KTFD'nin Tarihsel Önemi ve KKTC'nin Kuruluşu
KTFD, 15 Kasım 1983'te oy birliğiyle KKTC'nin kuruluşunu ilan ederek, kendi varoluş mücadelesinde önemli bir dönüm noktası oldu. Nalcıoğlu, KTFD'nin, Kıbrıs Türk varoluş mücadelesinin en zor şartlarda devletleşme sürecinde önemli bir yapı olduğunu belirtti. KKTC'nin uluslararası tanınma sürecinin de bu bağlamda önem taşıdığını ifade eden Nalcıoğlu, devletin uluslararası alandaki görünürlüğünün artacağına dair olumlu bir değerlendirme yaptı.
Doç. Dr. Zeki Akçam, KTFD'nin kurulmasının ardından yaşanan nüfus mübadelesi, göçler ve ailelerin parçalanması gibi zorluklara da dikkat çekti. Akçam, bu dönemde KTFD'nin kurulmasının, siyasi bir boşluğun doldurulması açısından gerekli olduğunu belirtti. Akçam, KTFD'nin dünyada eşi benzeri olmayan bir yönetim mekanizması olduğunu ve bu durumun Kıbrıs Türklerinin federal bir devlet kurma konusundaki kararlılığını gösterdiğini ifade etti.
KTFD'nin Eşsiz Yapısı ve Geleceği
KTFD'nin ilk meclis başkanı Rauf Raif Denktaş'ın, 1976'daki seçimlerin ardından Meclis Başkanlığı görevini devretmesi, Kıbrıs Türk toplumunun siyasi gelişiminde önemli bir adım olarak kaydedildi. Akçam, Denktaş'ın 1977 ve 1979 yıllarında yaptığı görüşmelerin, iki toplumlu federal bir devlet kurulması yönündeki çabaların bir parçası olduğunu belirtti. Ancak bu görüşmelerin sonuçsuz kalması, Kıbrıs Türklerinin bağımsız bir devlet kurma gerekliliğini daha da artırdı.
Sonuç olarak, Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin kuruluşu, Kıbrıslı Türklerin tarihsel bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir. KTFD, hem ulusal kimliğin pekişmesine hem de devletleşme sürecinin hızlanmasına katkıda bulunmuştur. Bu bağlamda, KKTC'nin uluslararası alandaki statüsünün yükseltilmesi ve tanınması yönündeki çabalar, Kıbrıslı Türklerin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.