Lübnan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusunda imzalanan anlaşma, Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Anlaşma, bölgedeki jeopolitik denklemleri etkileyen önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
GKRY'nin Anlaşmaları ve Kıbrıslı Türklerin Hakları
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, GKRY'nin 2003 yılından bu yana Kıbrıs'ın egemen eşit unsuru olan Kıbrıslı Türkleri göz ardı ederek, bölgedeki kıyıdaş ülkelerle ikili anlaşmalar imzaladığını belirtti. Bu durumun Kıbrıslı Türklerin haklarını ihlal ettiğini ifade eden Keçeli, uluslararası hukukun bu tür anlaşmalarda göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.
Lübnan ile İmzalanan Anlaşmanın Detayları
GKRY ve Lübnan arasında 2007 yılında imzalanan ancak yürürlüğe girmeyen Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) Sınırlandırma Anlaşması, 26 Kasım 2023 tarihinde yeniden imzalandı. Bu anlaşma, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığının dışında kalsa da, Türkiye'nin konuya Kıbrıs meselesi ve Kıbrıslı Türklerin hakları açısından yaklaşımını etkileyen bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’nin Tepkisi ve Uluslararası Hukuk
Keçeli, açıklamasında, anlaşmanın geçerliliği ile ilgili Türkiye’nin görüşlerini net bir şekilde ifade etti. Türkiye, uluslararası hukuk çerçevesinde Kıbrıslı Türklerin haklarının korunması gerektiğini savunarak, bu tür tek taraflı adımların kabul edilemez olduğunu belirtti. Dışişleri Bakanlığı'nın bu tavrı, bölgedeki deniz yetki alanlarının belirlenmesinde Türkiye’nin rolünü ve Kıbrıs sorununun çözüm sürecindeki etkisini bir kez daha gündeme getirmiş oldu.
Bu gelişmeler, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve deniz yetki alanları üzerindeki uluslararası tartışmaların daha da derinleşmesine yol açabilir. Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki duruşu ise bölgedeki stratejik dengeleri şekillendirmeye devam edecek gibi görünüyor.