Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü'nün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) rızası olmadan görev süresinin uzatılmasına sert bir şekilde karşı çıktığını duyurdu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, BM'nin tarafsızlık ilkesini yitirdiği ve Rum tarafının ihlallerine göz yumduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Kıbrıs'ta barışı sağlayan temel unsurun Türk Silahlı Kuvvetleri olduğu vurgulanarak, "Tek çözüm iki devletli modeldir" mesajı verildi.
BM Barış Gücü'nün Görev Süresi ve Tepkiler
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, BM Barış Gücü'nün görev süresinin 30 Ocak 2026 tarihli BM Güvenlik Konseyi kararıyla bir yıl daha uzatılmasını, KKTC'nin rızası alınmadan gerçekleştirilmiş bir adım olarak değerlendirdi. Bakanlık, bu durumu BM'nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırı olarak nitelendirirken, KKTC'nin de bu karara yönelik tepkisini güçlü bir şekilde desteklediğini belirtti.
Açıklamada, BM Barış Gücü'nün faaliyetlerinin KKTC makamlarının iyi niyetli yaklaşımı sayesinde sürdürüldüğü ifade edildi. Ancak, bu faaliyetlerin devamı için hukuki bir zemin oluşturulmasının şart olduğu vurgulandı. Eğer gerekli adımlar süratle atılmazsa, KKTC makamlarının atacağı adımların Anavatan Türkiye'nin tam desteğine sahip olacağı kaydedildi.
BM'nin Taraflı Davranışı ve Kıbrıs'taki Gerçekler
Bakanlık, BM'nin Kıbrıs'taki taraflı tutumunu eleştirerek, Ara Bölge’deki Kıbrıslı Türklerin KKTC'ye erişimini hedefleyen insani projelerin Rumların baskısı nedeniyle uygulanmadığını belirtti. Ayrıca, Kıbrıs Rum tarafının gerçekleştirdiği ve BM Barış Gücü tarafından göz ardı edilen ihlallere de dikkat çekildi. Açıklamada, Rum Yönetimi'nin egemenliğinin Ada'nın kuzeyine ve Ara Bölge'ye ulaşmadığına vurgu yapıldı.
İki Devletli Çözüm ve Uluslararası Topluma Çağrı
Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs meselesinin kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulmasının, iki devletin eşit olarak var olmasına bağlı olduğunu belirtti. Güvenlik Konseyi’ni, çözüm için samimi çabalar göstermeye ve Ada'daki iki tarafa eşit muamele yapmaya davet etti. Ayrıca, Kıbrıslı Türklerin öz haklarının tanınmasının bölgesel istikrar ve kalkınma için kritik öneme sahip olduğu ifade edildi.
Bu bağlamda, Kıbrıs meselesinin çözümünün, uluslararası topluma ve BM Güvenlik Konseyi'ne Kıbrıslı Türklerin haklarını tanıyarak, iki tarafın iş birliği ile şekillenecek bir geleceğin önünü açacak şekilde ele alınması gerektiği vurgulandı.