Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde, 2 yıl önce motosikletiyle evine dönen otel çalışanı Cemre Yönet'e çarpan alkollü sürücü Mikail Akbaş'a verilen ceza, mağdur ailenin tepkisini çekti. Olay, Cemre Yönet'in iş çıkışı evine dönerken, tali yoldan ana yola kontrolsüz bir şekilde çıkan Mikail Akbaş'ın motosiklete çarpmasıyla gerçekleşti. Kazada Cemre Yönet hayatını kaybetti ve sürücü Mikail Akbaş, mahkeme tarafından 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Olayın ardından savcılığın itirazı ile dosya üst mahkeme olan istinafa taşındı. Acılı anne Gönül Sağır, oğlunun ölümüne neden olan alkollü sürücüye verilen cezanın yetersiz olduğunu belirterek, bu durumu bir ödül gibi değerlendirdi. Sağır, yaptığı açıklamada, 'Bir alkollü sürücü ana yola kontrolsüzce çıkarak oğlumu hayattan kopardı. Bu kaza değil cinayet. Oğlumun katiline adeta ödül gibi ceza verildi. Bu karar acımı ikiye katladı' ifadelerini kullandı.
Olayın ardından yaşananlar nelerdi?
Gönül Sağır, oğlunun mezarının başındayken sürücünün serbest kaldığını öğrendiğini ve bu durumun kendisi için ikinci bir şok olduğunu dile getirdi. Sürücünün kazadan sadece bir hafta sonra serbest kalması, ailenin yaşadığı acıyı daha da derinleştirdi. Sağır, 'Oğlumun ölümünden sonra yaşadığımız bu durum, adaletin nasıl işlediğine dair soru işaretleri oluşturdu' dedi.
Oğlunun hayalleri yarım kaldı
Tek evladı olan Gönül Sağır, oğlunun Kıbrıs'ta liseyi ve üniversiteyi tamamladıktan sonra otelde çalışmaya başladığını ifade etti. Oğlunun evlenme hayalleri olduğunu belirten Sağır, 'Nişanlıydı ve 6 ay sonra evlenecekti. Kısmet olmadı. Tek evladımdı' şeklinde konuştu. Oğlunun nişanlısının da bu kazadan büyük üzüntü duyduğunu ve psikolojik olarak bunalıma girdiğini belirtti.
Nişanlısının durumu nasıl?
Gönül Sağır, nişanlısının kazadan 2 yıl geçmesine rağmen parmağındaki yüzüğü çıkarmadığını ve bu durumun, yaşanan acının derinliğini gösterdiğini vurguladı. Oğlunun kaybı, sadece aile için değil, nişanlısı için de büyük bir travma haline geldi. Bu durum, toplumda benzer olayların tekrar yaşanmaması için adaletin sağlanması gerekliliğini bir kez daha gündeme getirdi.