50,4189 %0.22
6.415,25 % -0,24
4.176.395 %1.966
Ara
kibrisemlakhaber Dünya Kıbrıs AB Dönem Başkanlığına Başladı: Türkiye ile İlişkiler Üzerindeki Etkileri Neler Olacak?

Kıbrıs AB Dönem Başkanlığına Başladı: Türkiye ile İlişkiler Üzerindeki Etkileri Neler Olacak?

Kıbrıs Cumhuriyeti, 1 Ocak 2026 itibarıyla, 14 yıl aradan sonra Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı görevine yeniden başladı. Altı ay sürecek olan bu süre zarfında, Kıbrıs'ın AB'nin savunma alanındaki stratejik kararları üzerinde önemli bir rol oynaması bekleniyor. Bu süreçte, Kıbrıs’ın Türkiye ile olan ilişkilerini nasıl yöneteceği merak konusu haline geldi. Brüksel'deki yetkililer, Kıbrıs sorununun, Türkiye ile AB arasındaki işbirliğini olumsuz etkileyebileceği endişesini taşıyor.

Dönem Başkanlığı ve Türkiye İlişkileri

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Dönem Başkanlığı sırasında, üst düzey yetkililer, "Başkanlığı ulusal sorunları gündeme getirmek için kullanmayacakları" yönünde açıklamalarda bulunsa da, Kıbrıs'ın Türkiye'nin savunma odaklı SAFE programına katılımını engellemeye devam etmesi dikkat çekiyor. Bu durum, Kıbrıs'ın ulusal çıkarları doğrultusunda aldığı bir karar olarak değerlendiriliyor. Diğer yandan, AB içerisinde Türkiye ile işbirliğinin artırılması yönünde çağrılarda bulunan ülkelerin sayısının artması, bu konudaki baskıyı belirgin bir hale getiriyor.

Dönem Başkanlığı Programının Ana Ekseni

Kıbrıs'ın dönem başkanlığı programı, üç temel eksen etrafında şekillenecek. Bu eksenlerden ilki, AB'nin stratejik özerkliğinin güçlendirilmesi üzerine odaklanıyor. Bu kapsamda, savunma ve güvenlik alanında ilerleme sağlanması ve göç yönetiminin iyileştirilmesi hedefleniyor. İkinci eksen ise AB ile Ortadoğu arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi. Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'in bu bağlamda bölge liderlerini adada bir araya getirmeyi planladığı belirtiliyor. Üçüncü eksen ise AB vatandaşlarının günlük yaşamlarını etkileyen enerji, sağlık maliyetleri, konut ve eğitim gibi konuları kapsıyor.

Türkiye Üzerine Yapılan Vurgular

Dönem başkanlığı programında Türkiye ile ilişkilerin ilerlemesine yönelik beklentiler de yer alıyor. Hristodulidis, Türkiye'nin AB üyelik süreciyle ilgili yükümlülüklerini yerine getirmesi durumunda ilişkilerin gelişmesini umduğunu ifade etti. AB’nin genişlemesinin jeopolitik bir gereklilik olduğuna vurgu yaparak, Türkiye'nin aday ülke statüsünü koruduğunu ve ilişkilerin, AB Konseyi’nin belirlediği çerçeveye bağlı kalacağını belirtti.

NATO ve AB İlişkileri

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin NATO ile olan ilişkilerini güçlendirme hedefi de dikkat çekiyor. Hristodulidis, Türkiye'nin NATO'daki adımlarıyla paralel olarak, Kıbrıs’ın AB ile ilişkilerini ilerletmek için fırsatlar yaratabileceğini belirtti. Bu bağlamda, Kıbrıs'ın NATO ile kurumsal ilişki kurma çabaları sürerken, Türkiye'nin Kıbrıs'ın NATO üyeliğine karşı tutumu değişmemiştir. Türkiye, Kıbrıs'ın NATO üyeliği konusunda net bir muhalefet sergileyerek bu konuyu kırmızı çizgileri arasında tutmaktadır.

Gelecek Toplantılar ve Türkiye'nin Katılımı

Kıbrıs'ın AB Dönem Başkanlığı sırasında planlanan gayriresmi nitelikli toplantılara Türkiye'nin davet edilmesi gündemde. 23-24 Nisan tarihlerinde Lefkoşa'da yapılması planlanan AB Liderler Toplantısı'na Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 27 Mayıs'ta Limasol'da gerçekleşecek AB dışişleri bakanları toplantısına ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın davet edilmesi muhtemel. Ancak, Türkiye'nin bu toplantılara katılımı konusunda belirsizlikler devam ediyor.

Türkiye'nin, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin dönem başkanlığında daha önce izlediği stratejiyi sürdürmesi bekleniyor. 2012 yılında gerçekleştirilen ilk dönem başkanlığında Türkiye, Kıbrıs ile doğrudan temas kurmamıştı. Bu durum, AB ile ilişkilerin kurumsal temeller üzerinden yürütülmesini kolaylaştırmıştı. Kıbrıs, dönemin ilk başkanlığında Ankara'ya bazı ılımlı mesajlar göndermişti; ancak bu mesajların Türkiye'de bir karşılık bulup bulmayacağı ise hala belirsizliğini koruyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *