İsrail ve Lübnan, uzun bir aradan sonra sivil temsilcilerin bir araya gelmesiyle önemli bir adım attı. İki ülke arasında, 1991 yılındaki Madrid Konferansı’ndan bu yana gerçekleştirilen ilk askerî olmayan sivil düzeydeki görüşme, Lübnan’ın güneyinde bulunan Nakura kentinde gerçekleştirildi. Bu gelişme, Lübnan ile Güney Kıbrıs arasında deniz yetki alanlarının belirlenmesiyle ilgili anlaşmanın imzalanmasının ardından geldi.
Görüşmeye Katılan Temsilciler
Toplantı, ABD liderliğindeki bir komite çerçevesinde yapıldı ve iki ülke arasında kalıcı barışın sağlanması amacı taşımaktaydı. Lübnan tarafında eski ABD Büyükelçisi Simon Karam, İsrail tarafında ise Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Direktörü Uri Resnick yer aldı. Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Mavi Hat yakınında gerçekleştirilen bu görüşmeler, iki taraf arasında siyasi ve askerî müzakereleri kolaylaştırma hedefi güdüyordu.
ABD'nin Rolü ve Açıklamalar
ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, bu görüşmenin iki taraf arasındaki kalıcı sivil-askerî diyaloğa önemli bir katkı sağladığı vurgulandı. Ayrıca, ABD temsilcisi Morgan Ortagus, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Lübnan’ın egemenliğine yönelik tehditlerin kaynağının Hizbullah olduğunu ifade etti. Ortagus, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasının hem İsrail’in güvenliği hem de Lübnan’ın geleceği açısından kritik bir önem taşıdığını belirtti. Washington, Hizbullah’ın silahlarını yıl sonuna kadar teslim etmesi için Beyrut’a baskı yapmaya devam ediyor, ancak örgüt bu talebi reddetmekte.
Lübnan ve Güney Kıbrıs Anlaşması
24 Kasım 2023 tarihinde, Lübnan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusunda bir anlaşma imzalandı. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu anlaşmanın iki ülkenin deniz kaynaklarını keşfetmeye yönelik iş birliğini artıracağını savundu. Ancak Türkiye Dışişleri Bakanlığı, anlaşmayı Kıbrıs meselesi bağlamında değerlendirerek, Kıbrıslı Türklerin haklarının ihlaline yönelik bir girişim olarak nitelendirdi.
Ateşkes Süreci ve Gelişmeler
Hizbullah ile İsrail arasında 27 Kasım 2024’te kurulan Uluslararası İzleme ve Uygulama Mekanizması, ateşkesin uygulanmasını denetlemek üzere oluşturuldu. Bu mekanizma, ABD ve Fransa tarafından yönetiliyor ve UNIFIL temsilcilerini de içeriyor. Anlaşmaya göre, İsrail ordusunun işgal ettiği beş sınır köyünden 26 Ocak 2025 tarihine kadar çekilmesi gerekiyordu. Ancak İsrail, Hizbullah’ın yeniden örgütlenmesini gerekçe göstererek çekilmeyi erteledi. Ateşkes, Hizbullah’ın güçlerini Litani Nehri’nin kuzeyine taşımasını ve Lübnan ordusunun bölgede daha yoğun bir şekilde konuşlanmasını öngörüyordu. Ancak İsrail, Hizbullah’ın silahlanma çabalarını bahane ederek hava saldırılarına devam etti.
Mart 2023’te, iki ülke sınırının kara hattının belirlenmesi amacıyla teknik görüşmeler yapılmıştı. 2022 yılında ise ABD’nin arabuluculuğunda iki ülke arasında deniz sınırı anlaşması imzalanmıştı. Bu süreç, bölgedeki gerilimin ve müzakerelerin nasıl şekilleneceği konusunda önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.