50,4426 %0.2
6.377,32 % -0,83
4.151.173 %1.975
Ara
kibrisemlakhaber Dünya Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Avrupa Birliği Dönem Başkanlığını Devraldı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Avrupa Birliği Dönem Başkanlığını Devraldı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), 1 Ekim 2023 itibarıyla Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanlığı görevini devraldı. 30 Haziran 2026’ya kadar sürecek olan bu dönem başkanlığında, GKRY’nin belirlediği slogan “Özerk Bir Birlik, Dünyaya Açık” olarak belirlendi. Bu süreç, Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler açısından belirsizlik ve potansiyel gerilimler barındırıyor. Uzmanlar, GKRY’nin dönem başkanlığının etkilerini Milliyet’e değerlendirdi.

Dönem Başkanlığının Hedefleri

GKRY’nin dönem başkanlığı programı, beş ana hedef etrafında şekillendi. Bu hedefler arasında, AB’nin stratejik özerkliğinin güçlendirilmesi, güvenlik ve savunma alanlarında hazırlığın artırılması, Birliğin rekabet gücünün yükseltilmesi, içeride dayanışma ve kapsayıcılığın güçlendirilmesi ile küresel ölçekte daha etkin bir rol üstlenilmesi yer almaktadır. Programda, Türkiye’nin AB aday ülke statüsünün devam edeceği, ancak ilişkilerin mevcut çerçeve ve koşullar doğrultusunda sürdürüleceği vurgulandı.

Türkiye ile İlişkilerde Gerilim

Türkiye, GKRY’yi 1963’te iki toplumlu yapının sona erdiği gerekçesiyle ayrı bir devlet olarak tanımamaktadır. GKRY’nin dönem başkanlığı sürecinin, Türkiye-AB ilişkilerini nasıl etkileyeceği konusunda çeşitli görüşler bulunmaktadır. Son dönemde, Türkiye ile askeri ve savunma alanında işbirliğini artırma isteği taşıyan AB’nin, GKRY’nin karşıt görüşleri nedeniyle bu sürecin zorlu geçeceği öngörülmektedir. Uzmanlar, bu noktada baskıların artabileceğine dikkat çekiyor.

Uzman Görüşleri

Emeritus Prof. İlter Turan, GKRY’nin dönem başkanlığından beklenmemesi gereken en sağlam beklentinin “hiçbir şey beklememek” olduğunu ifade etti. Turan, GKRY’nin adada bir Türk varlığını istemediği ve hâkimiyet kurma arzusunun bulunduğunu belirterek, AB’nin bu durumu destekleme eğiliminde olduğunu vurguladı. Ayrıca, Avrupa ülkelerinin Türkiye ile ilişkilerin iyileştirilmesi talebinde bulunmayacağı, aksine Türkiye üzerinde baskıların artacağı yönündeki endişeleri dile getirdi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Emre Gönen, GKRY’nin dönem başkanlığının AB’de politik olarak önemli bir etkisi olmasının pek olası olmadığını savunarak, önceki dönemlerde de Türkiye açısından kayda değer bir gelişmenin yaşanmadığını belirtti. Gönen, AB’nin kurumsal yapısının karmaşık olduğunu ve küçük ülkelerin güçlü diplomatik etki yaratma kapasitesinin sınırlı kaldığını ifade etti. Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin fiilen kopmuş durumda olduğunu vurgulayan Gönen, mevcut durumun ilerlemesi için gerekli olan ikili görüşmelerin de etkili olmadığını sözlerine ekledi.

Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Hasan Ünal ise, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde bir gündem olmadığını savunarak, bu durumun yapay bir şekilde sürdürülmeye çalışıldığını ifade etti. Ünal, Türkiye’nin AB ile siyasi diyaloğu tamamen durdurması gerektiğini ve Kıbrıs gibi konularda görüşme kapısının kapalı olduğu mesajının net bir şekilde verilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin 1997-1999 döneminde uyguladığı yöntemlere benzer bir yaklaşımı benimsemesi gerektiğine dikkat çekti.

GKRY’nin dönem başkanlığı, Türkiye-AB ilişkilerinde önemli bir dönem olma potansiyeli taşırken, uzmanlar bu sürecin zorluklarının ve belirsizliklerinin altını çizmektedir. Bu süreçte, hem Türkiye’nin hem de Avrupa Birliği’nin nasıl bir yol haritası çizeceği merakla beklenmektedir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *