Lübnan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması, bölgedeki jeopolitik dengeleri etkileyen önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), bu anlaşmaya karşı sert bir reaksiyon göstererek, Kıbrıslı Türklerin haklarının göz ardı edildiğini vurguladı.
Anlaşmanın Detayları
Başkent Beyrut'ta düzenlenen imza töreninde, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve GKRY Lideri Nikos Hristodulidis hazır bulundu. Törende konuşan Avn, bu anlaşmanın iki ülkenin deniz kaynaklarını keşfetme ve ortak iş birliği fırsatlarını artıracağını ifade etti. Ayrıca, deniz sınırlarının belirlenmesi sonrası keşif faaliyetlerini yürüten şirketler için ikili anlaşmaların geliştirilmesinin önemi vurgulandı. Hristodulidis de, anlaşmanın bölgedeki enerji iş birliğini güçlendireceğini savunarak, Lübnan ile elektrik bağlantısı için Dünya Bankası'na başvuracaklarını belirtti.
Türkiye ve KKTC'nin Tepkileri
Anlaşma, Türkiye ve KKTC tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, GKRY’nin Kıbrıs Türklerini hiçe sayarak bölgedeki kıyıdaş ülkelerle anlaşmalar imzaladığını ve bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Keçeli, Lübnan'nın GKRY ile bu tür bir anlaşma imzalamasının, Kıbrıslı Türklerin haklarını doğrudan etkilediğini belirtti. Ayrıca, GKRY'nin Kıbrıs Adası'nın tamamını temsil etme yetkisi olmadığını ve bu tür tek taraflı adımlara karşı uluslararası toplumu duyarlı olmaya davet etti.
KKTC'nin Açıklamaları
KKTC Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın bütünüyle hükümsüz olduğunu ifade etti. Açıklamada, bu tür anlaşmaların Kıbrıs Türk halkının haklarını ihlal etmekle kalmayıp, aynı zamanda Doğu Akdeniz'deki dengeleri de tehdit ettiği vurgulandı. KKTC, doğal kaynaklar üzerindeki eşit hakların korunması yönünde kararlı bir tutum sergileyeceğini belirtti.
Uluslararası Topluma Çağrı
KKTC, uluslararası toplumu GKRY'nin tek taraflı hamlelerine destek vermemeye çağırdı. Açıklamada, bölgede barış ve istikrarın ancak karşılıklı rızaya dayalı anlaşmalarla sağlanabileceği ifade edildi. Ayrıca, Türkiye’nin desteğiyle, Kıbrıslı Türklerin haklarının korunacağına dair kararlılık vurgulandı.
Bölgedeki gelişmeler, hem enerji kaynakları açısından hem de siyasi dengeler bakımından dikkatle izlenmeye devam ediyor. Anlaşmanın, Türkiye ve KKTC’nin Kıbrıs üzerindeki haklarıyla ilgili daha geniş bir tartışmayı tetiklemesi bekleniyor.