50,4189 %0.22
6.415,25 % -0,24
4.176.395 %1.966
Ara
kibrisemlakhaber Dünya AB Dönem Başkanlığı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde

AB Dönem Başkanlığı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), 1 Temmuz 2023 itibarıyla Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanlığı görevini devraldı. Bu görev, 30 Haziran 2024'e kadar sürecek. GKRY, dönem başkanlığı sürecinde “Özerk Bir Birlik, Dünyaya Açık” sloganını benimseyerek, beş ana hedef belirledi: AB’nin stratejik özerkliğinin güçlendirilmesi, güvenlik ve savunma alanlarında hazırlık ve dayanıklılığın artırılması, Birliğin rekabet gücünün yükseltilmesi, AB içinde dayanışma ve kapsayıcılığın artırılması ve Birliğin küresel ölçekte daha etkin bir rol üstlenmesi.

Bu süreçte Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinin mevcut çerçeve ve koşullar doğrultusunda sürdürüleceği vurgulanırken, Türkiye, GKRY'yi bir devlet olarak tanımıyor. Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1963'te iki toplumlu yapısının sona erdiği gerekçesiyle bu durumu kabul etmiyor. GKRY’nin dönem başkanlığının Türkiye-AB ilişkileri üzerindeki etkileri tartışılmaya devam ederken, AB’nin son dönemde Türkiye ile askeri ve savunma alanında işbirliğini geliştirme isteği, GKRY’nin SAFE’e katılımına karşı çıkması nedeniyle belirsizlikler yaratıyor.

Uzman Görüşleri

Uzmanlar, GKRY’nin dönem başkanlığını değerlendirdi. Emeritus Prof. İlter Turan, bu sürecin Türkiye açısından önemli bir gelişme yaratmayabileceğini belirtti. Turan, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, açık bir şekilde adada Türk varlığını istemiyor ve adanın tamamında hâkimiyet kurmayı hedefliyor. Bu nedenle AB, kendi üyesinin çizgisini destekleyecektir” dedi. AB’nin, Yunanistan-Güney Kıbrıs ikilisinin dayatmalarına karşı duyduğu bıkkınlığın artmakta olduğunu ifade eden Turan, Türkiye üzerinde baskıların artabileceğini de vurguladı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Emre Gönen ise GKRY’nin dönem başkanlığının AB’de siyasi bir etki yaratmasının olası olmadığını belirtti. Gönen, “Bu pozisyon, daha çok gündemin yürütülmesiyle ilgili bir rol üstleniyor ve ciddi siyasi ağırlığı yok. Güney Kıbrıs gibi küçük ülkelerin AB içinde güçlü bir diplomatik etkisi olamaz” şeklinde konuştu. Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin kurumsal olarak çalışmadığını ifade eden Gönen, Yunanistan ve GKRY’nin oy birliği gerekliliği nedeniyle süreci kilitleme potansiyeline sahip olduğunu da sözlerine ekledi.

Türkiye'nin AB ile İlişkileri

Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Hasan Ünal, Türkiye’nin AB ile olan gündeminin yapay olduğunu savunarak, Türkiye’nin AB ile tüm siyasi diyaloğu durdurması gerektiğini dile getirdi. Ünal, “Kıbrıs ya da başka başlıklarla görüşme kapısı kapatılmalı. Türkiye, yalnızca ekonomi ve Gümrük Birliği ile ilgili alanlarda teknik düzeyde temas kurmalı” ifadelerini kullandı. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gibi konular gündeme gelse de Türkiye’nin bu süreçte dikkatli bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini belirtti.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB Konseyi Dönem Başkanlığı, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği açısından önemli bir dönemeçte yer alıyor. Bu süreçte yaşanacak gelişmeler, her iki tarafın da stratejik hedefleri üzerinde etkili olabilecektir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *